28 Şubat 2010 Pazar

Mükemmel Bir Tibet Ağırtan Gecesi

Üniversite yıllarımın başında ilk dinlediğim an sevmiştim Tibet Ağırtan ı. Hatta çocukluğumuzda sadece geyik olsun diye söylediğimiz Çektir Git in de ona ait olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım o zamanlar. Konseri olduğunu öğrendiğim an telefona sarılıp herkesi aradım ve cumartesi gecesi Adana da gittiğimiz bir iki mekandan biri olan Pick Up ta buluşmak üzere sözleştik.Deli gibi yağan sağnak yağmurda büyük bir keyifle gittik Pick Up a. Ben, Çağlar, Çağlar Bıldırcın,Süleyman Hoca, Mümin ve Lolo erkenden oradaydık. Biz izdiham beklerken, yağmur herkesi korkutup evlerden çıkmalarına engel olmuştu sanırım. Zaman ilerledikça kalabalık arttı. İzdiham olmadan yeterli ve güzel bir toplulukla konseri dinledik. 21.30 da ilk grup (sanırım kafesdi) sahnede hazırlığa başladı. 22.00 a yaklaşırken de programa başladılar. İlk şarkıda bizi de açamadı kendisi de açılamadı grup. Ama sonra eğlendik. Ve saat 00.00 a yaklaşırken sahneyi Aura eşliğinde Tibet Ağırtan aldı. Çok sempatikti :) Yabancı rock parçalarıyla başlayan programında sadece 3 tane kendi parçasını söyledi :(( çığlık çığlığa istediğimiz Günler i söylemedi, sanırım bir sorun var telif haklarıyla ilgili. Anlayamadık. Olanlarla idare ettik. Yabancı parçalarla Rock yolculuğunda her yere uğradı. Bob Marley le anılara yolculuk yaptık. Purple Rain le mutlu olduk. Gecenin en kötü sürprizi ise fotoğraf makinamızı unutmuş olmamızdı. Telefonlarımızın kötü çekimi ile idare ettik.Geceyi 02.15 te biz sonladık. Konser hala devam ediyordu.  İşte sizlere geceden bir kaç kare. Müthiştin Tibet Ağırtan!!!

Konserde


Ara verildiğinde aramızda dolanırken bir hatıra fotoğrafı çekildik Tibet Ağrtan la aşkım ve ben :))

26 Şubat 2010 Cuma

DETAYLAR

Yeni ofise taşınalı bir ay kadar oldu. Çok seviyorum burayı. Yeni odamla kaynaşmak hiç zor olmadı. Herşeye elim değdiği içindir belki de. Koltuklarım, odaların rengi, objeler. Herşeyde parmağım var.
İşte odamdan küçük bir kaç detay
Benim güzel meleğim. Baktıkça mutlu oluyorum.


Cam vazom ve içine doldurduğum camdan bilyelerim


Renkli boya kalemlerim, çok sevdiğim turuncu çorba kasemin içindeler artık :)

Climbing benders ım, kinder sürprizden çıkan oyuncaklarım ve not yerine fotoğraflık olarak kullandığım küçük kalpli notluklarım masamın baş köşesindeler

Kardeşimin hediyesi olan, vida somun ve metal plakaların birbirine kaynatılmasıyla yapılmış, benim kalemlik yerine biblo olarak kullandığım kalemlik :))


Bir çerçevecinin önünde görüp, dayanamayıp içeri girip hemen aldığım, immitasyon bile olamamış, baskıyla çoğaltılmış balerin tablom.

Deviantartta görüp,dayanamayıp elime karakalem ve kağıdı alıp bakarak çizdiğim (kopyaladığım :)) ve çok sevdiğim ifadesiz ama ifadeli resmim. yanıbaşımda

İşte çok sevdiğim odamdan bir kaç obje. Sadece odada olması için odaya bırakılmış objeler yerine anlamları olan uyumlu olması gerekmeyen, baktığımda beni mutlu eden şeyleri odama doldurmayı seviyorum. Ve ben bu yüzden odamda mutluyum.

25 Şubat 2010 Perşembe

DUYARLI OMAK

Yazmaya başlamanın bu kadar zor olacağını tahmin etmezdim. Zaman, yazma duyarlılığımı da kaybettirmiş sanırım. Umarım yeniden canlanır, yaşadıklarımı, düşüncelerimi paylaşır hale gelebilirim. Ülkemiz zor günler yaşarken nelere duyarlı olmamız gerektiğini de farketmeliyiz. Sanata, teknolojiye, politikaya zaman ayırmalı, ufku açık, farkında bireyler olabilmek için gerçekten herşeye zaman ayırabilmeliyiz. Yazdıkça ne kadar çok şeyden bahsetmek istediğimi farkettim. Zamanla ayrıntılarla yazmaya başlayacağım. Farkında olup, duyarlı olabilmek mümkün... Sanatla başlamaya ne dersiniz. En sevdiğim sitenin linkini veriyorum. İyi geceler

24 Şubat 2010 Çarşamba

MERHABA

Ben de bir blogger oldum sonunda. Bakalım neler paylaşacağız bu sayfalarda. Şimdilik sadece merhaba...