17 Haziran 2010 Perşembe

İNADINA YAŞAMAK

Yaşamak ekmeğini vermeyen toprağa rağmen
Ve bu hassasiyetine karşı dünyanın
Bu açlarına bu toklarına
Bu yaşatmayan çalışmaya mesaiye rağmen
Lanet gecesine gündüzüne
Bu yıldızlarına bu denizlerine
Bu su vermez göklerine
Gazinolarına,hırsına şehvetine lanet
Ve yaşamak inadına
Bu kurşunlara bu toplara bu tüfeklere inat

Suphi TAŞHAN

4 Haziran 2010 Cuma

Yine mi Uzaklaşıyorum??


Yazmayı çok özleyip büyük bir heyecanla bloguma yazmaya başlayalı çok olmamış. Ama bana yine bir haller olmuş. Yazmaz, aklımı başıma toplayamaz olmuşum. Çok dağıldım çooooook. Zaman o kadar hızlı akıp geçiyor ki ben ne yapacağımı şaşırıyorum. Ertelenen herşey daha da zaman kabettiriyor, unutuyorum. Peki ben ne yapıyorum?? Neye nereye yetişmeye çalışıyorum?? Bebek çok zaman alırken, bir anda o da yok oldu, dolaşmak eğlenmek desen, o da yok. Çalışmak... Yeterince çok değil. E peki nerede bu zaman?? Nereye kayboldu da ben yazmaktan paylaşmaktan uzaklaşır oldum, bilemiyorum. Çok yorulup, boş gezen oldum. Boşu boşuna yorulmaktayım. Elimde hiçbişey yok ama. Bir çığlık var içimde atamıyorum. O çığlığı atsam yıkılacak sanki yer gök. Herşey dağılacak. Ben yokolacağım, çevremdekiler de... Sus atma çığlığı diyorum kendime. Yorgunluk geçecek, hayat amaçlarına ulaşmanı sağlayacak. Sakinleşecek ve zamanı yakalayacaksın bir gün diyorum. Yazıyorum o yüzden. uzun  uzun. Bazen de kısaca.
Şimdiki gibi bir anda. Karanlık... Uzak...