Bütün tersliklerin, zorlukların, üzüntülerin üstüste geldiği bir zamanda, ansızın çıkıp geldi hayatımıza... Nasıl bir duygudur ki bu, herşeyi unutturup sadece onu düşünür oldum. Gece, gündüz her an...
25 Nisan gece saat 00.35 ti telefon çaldığında. Evden nasıl çıktık, arabayı nasıl kullandım, hastaneye vardım bilemiyorum. Aceleciydim ama telaşlı değildim. Heyecan mı?? Hiç yoktu. Şaşkınlıktı halimi anlatan kelime. Annem, henüz doğuma 15 gün var diye 2 günlüğüne tatile gitmişti, babamsa, her zamanki gibi köydeydi. Napacamızı bilememenin şaşkınlığı, ameliyata girdikten sonra geçti. Odada sakince ameliyattan çıkmalarını bekliyorduk. Saat 02.04 te koridorda bebek ağlaması duyuldu ve herşey o anda başladı. Dışarı fırladım ve gelmişti. Pembe battaniyeleri içinde pembe yanaklı bir melek girmişti hayatımıza. Teyze olmuştum. Heyecan yok mu demiştim? Heyecan, mutluluk, hepsi bir anda her hücreme doldu. Nasıl bir duygu olduğunu yaşarsan anlarsın demişti teyzem. Öyle oldu.
Hiçbirşey önemli değil ondan başka. İş, ev... Sadece o var hayatımda.
Hoşgeldin Şevvalimiz hayatımıza... Allah nazarlardan korusun, sağlıklı uzun bir ömür versin sana.
Umutsuz olduğunuz anda başınızı kaldırın ve gökyüzüne bakın. Güneş,bulutlar,yüzünüze değen yağmur,gökkuşağı,ay ve yıldızlar... Bunlardan herhangibiri orada mutlaka. Gülümseyin ve anı yaşayın.
28 Nisan 2010 Çarşamba
22 Nisan 2010 Perşembe
YALNIZ ÖLEN KIZIN ŞİİRİ
nerden düştü o kız usa, kara saçlarıyla
uzun geceler gibi uykusuz
bir hastane odasında
neden beni yatırmışlardı onun yanına?
sarılığı ve bir sevgilisi vardı
Joan adında
mektuplarla telefonlarla ona ulaşıldığında
Selanık, Pire, Atina
sonsuz uykusundaydı, Joan geldi
onu bir kaç saat daha dünyada
oyalayamadığım için utandım
gözlerini kapattılar,kapatmışlardı
dokunamadılar gözyaşlarına
Joan onları öptü
Gülten AKIN
19 Nisan 2010 Pazartesi
ERKEK DEDİĞİN
resim: deviantart
Erkek Dediğin
Seni Elinin Tersiyle değil Avucunun İçiyle Kavrayacak.
Bileceksin Ki Emin Ellerdeyim,
Başkası Tutamaz Elimi Böyle.
Rahat Olacaksın Yanında,
Çok Konuşmayacak, Beynini Didiklemeyecek.
İnce Olacak; Seni Senin Kadar Düşünecek.
Erkek Dediğin, Sen Onu Merak Ettiğinde
Kendisine Hesap Soruluyor Havalarına Girmeyecek.
Senin İnceliğine Karşı Umursamaz Sözler Sarf Etmeyecek.
Erkek Dediğin, Kadının Sinirini Bozmayacak,
Cinlerini Tepesine Çıkarmayacak, Sanki Sen Onun İçin Varmışsın
Her Ne Zaman İstese Emrine Amadeymişsin, O Ne Yaparsa Yapsın
Her İstediğinde Yanında Elinin Altında Olacakmışsın Tiplerine Girmeyecek.
Erkek Dediğin, Sen Ona Sevgini Hissettirdiğinde,
Sen Ona Kayıtsız Şartsız Asıkmışsın Gibi Havalara Girmeyecek.
Erkek Dediğin İlgi Gördüğünde İlgiyle,
Sevgi Gördüğünde Sevgiyle Karşılık Verecek.
Erkek Dediğin, Sen Onun İçin Kendine Baktığında,
Sırf Ona Daha Güzel Görünmek İçin Giyinip Kuşandığında
Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranmayacak.
Erkek Dediğin, Ruhunu Okşamasını Bilecek.
Romantik Olacak Kimi Gün Habersizce Kucağında
Çiçeklerle Çıkıp Gelecek.
Özel Günleri Unutmayı Marifet Sanmayacak.
Erkek Dediğin, Kayıtsız Olmayacak Senin Bütün Zarafetine Karşı.
Gerçekten Seven Bir Kadın Sevgi Ve İlgi Bekler,
Erkeğine Verdiği Aşkın Karşılığında Küçük Bir Tatlı Söz,
Kısa Bir Mesaj, Bir Çağrı Bile Onu Mutlu Edebilir.
Erkek Dediğin Bütün Bunları Cebinden Para Harcıyormuş Gibi
Cimrilikle Yapmayacak.
Erkek Dediğin, Ben Aranmayı, Çok Aramayı Sevmem Demeyecek.
Erkek Dediğin, Her Şey Kendi İstediği Gibi Olsun İstemeyecek.
Sadece Kendi Caninin İstemesine Bağlamayacak Her Şeyi.
Erkek Dediğinin, Hissettiğiyle Yaptığı Şey Arasında Uçurum Olmayacak.
Erkek Dediğin, Cesur Olacak Cesur.
Seni Seviyorum Derken Korkmayacak,
Başka Şeylerin Arkasına Gizlenmeyecek.
Seviyorum Deyip Bir Sonraki Perdede Kaçmayacak,
Özlüyorum Diyorsa Gelecek, Kaybetmek İstemiyorum Diyorsa Kaybetmeyecek.
Erkek Dediğin Aşkına Sahip Çıkacak.
Korkak Olmaz Erkek Dediğin.
Erkek Dediğin İyi Sevişecek. Koyun Gibi Yatmayacak,
Bir An Önce Su İs Bitse Demeyecek.
Aşksız Yatmayacak Yatağa Ve
Sen Bunu Bileceksin.
Bir Baba Şefkatiyle Seni Alnından Öptüğünde Bileceksin Ki
Sevgisi Geçici Ve Zayıf Değildir.
Erkek Dediğin, Ve Sevgiyle Öptüğünde
Dudaklarından Bileceksin Ki Opusun Tek Sebebi Şehvet Değildir.
Erkek Dediğin Aldatmayacak. Aldatmak Basitliktir.
Seviyorum Diyorsa Aldatmaz Erkek Dediğin.
Aldatıyorsa Sevmiyor Demektir.
Erkek Dediğin Yakışıklı Olacak, Çekici Olacak Ama
Bundan Çok Daha Öte Bir Şey...
Erkek Dediğin, Zeki Olacak. Kadının Küçük Yalanlara,
Bahanelere İnanmayacağını, Kendisini Kendi Gibi Tanıdığını Bilecek.
Kadının Zekasını Küçümsemeyecek Kadar Zeki Olacak.
Zeki Olacak, Seni Bir Hamur Gibi Karmasını Bilecek, O Hamura Kendisini Katmasınıda.
Erkek Dediğin, Değerlerini Bir Anlık Hevesler Uğruna Satmayacak.
Namussuzluğunu, Ahlaksızlığını Ancak Ve Ancak Seninle Yataktayken kullanacak.
Yan Gözle Hatun Kesmeyecek, Üstüne Sevgili Edinmeyecek.
Erkek Dediğin Önce Sevecek. Kendini Sevmeyen Erkekten
Kimseye Hayır Gelmez.
Bir Bakarsın Ki Yıllar Sonra Bu Adamla
Ne Yatağa Sığıyorsun, Ne Toprağa...
Koluna Girip Gezmesini Bileceksin Gururla Koynuna Alıp Sevişmesini De.
Erkek Dediğin, Babalığını Da Bilecek, Ana-Babaya Hürmet Etmeyi,
Kadir Kıymet Bilmeyi, Vefakarlığı, Fedakarlığı. ..
Erkek Dediğin Seni Koruyacak,Kuşatacak .
O Nerede Olursa Olsun Seni Koruyacağını Bileceksin.
Pısırık Olmayacak Erkek Dediğin.
Erkek Dediğin Erkek Olacak Güzelim.
Seni Sadece Sen Olduğun İçin Sevecek.
Parayla Pulla, Kariyerle, Güçle, Kimin Ne Dediğiyle Hareket Etmeyecek.
Hem Sevgilin, Hem Arkadasın Olacak
Can Yücel
15 Nisan 2010 Perşembe
DAĞLARI ÖZLEDİM... GİTMEK İSTİYORUM
Özlediğimi hissettim bugün. Bir arkadaşımın fotoğraflarına bakarken, o güzel beyaz örtülü Erciyes i görünce içimi garip bir duygu kapladı. Her sabah odamın pencerisinden Bolkarlar a bakarım uyanınca. Hava güzelse bana göz kırpar bembeyaz örtüsüyle. Yüzüme bir gülümseme yerleşir içeri geçerim. Bir de mutfağın penceresinden bakar, evdekilere gösteririm. Bir ben bu kadar sevinirim gördüğüme... Onlar için hiç bir çekiciliği yoktur. Napalım sadece bana özel demek ki. Sevinirim sevinmesine de... Bir burukluk yerleşir kalbimin taa içine. Bu kadar yakın olup aslında uzak olmak, zamanın nankörlüğüne ayak uydurmak, hepsi bu burukluğa sebep. Bugün o hissi yaşadım yine ve başladım yazmaya işte.
Çantamı hazırlasam, lüzümlu lüzümsuz herşeyi doldursam,alsam sırtıma, düşsem yola,varsam dağlara. Çadırı kursam,bu arada havanın kokusunu doya doya içime çeksem, esen rüzgardan ürpersem, güneş batmak üzere olsa,çadırı kurup hemen güneşin batışını izlesem polarıma sarılıp. Sonra bir çorba hazırlasam,onu içip bulaşıkları çadırın arka bagajına atsam, kafa fenerimle yıldızları yakalasam gece,sonra da tuluma girip uyusam. Gece telefonun alarmıyla uyansam, ertelesem ertelesem,sonra da dayanamayıp uyansam. Birşeyler atıştırıp, kumanyamı hazırlayıp,zirve çantamı alıp kafamda fener,elimde batonlar, düşsem yola. Korkarak, irkilerek ilerlesem patikadan,arada acaba doğru yolda mıyım diye kendi kendime paranoya yapsam, sonra babaları görsem, sevinsem,arada nefesim kesilse mola versem, günün doğmak üzere olduğunu hissedip bir sırta doğru ilerlesem gün doğuşunu izlemek için. Varsam ve izlesem,güneşle ısınsam, sonra yola devam etsem,yürüsem yürüsem yürüsem.... Varsam zirveye sevinsem, telefona sarılıp arasam sevdiklerimi. Zirveyle vedalaşıp düşsem yola, yine korka korka (inişlerden hep korkarım) çıkıştan neredeyse daha fazla sürede insem çadıra,atsam çantayı sırtımdan. açsam bir konserve,meyve suyu,otursam günbatımına karşı,dalsam uzaklara çoooooook mutlu....
Aslında bu hayalde hiç yalnız değilim. Azcık bencillik yapıp yalnızmışım gibi yazdım. Ama onlar kendilerini bilirler.Hep yanıbaşımda içimde canımdalar... Mazur görün bugün beni. Böyle düştü sözler yazıya.
Özlemim çok büyüdü, sardı beni...
Çantamı hazırlasam, lüzümlu lüzümsuz herşeyi doldursam,alsam sırtıma, düşsem yola,varsam dağlara. Çadırı kursam,bu arada havanın kokusunu doya doya içime çeksem, esen rüzgardan ürpersem, güneş batmak üzere olsa,çadırı kurup hemen güneşin batışını izlesem polarıma sarılıp. Sonra bir çorba hazırlasam,onu içip bulaşıkları çadırın arka bagajına atsam, kafa fenerimle yıldızları yakalasam gece,sonra da tuluma girip uyusam. Gece telefonun alarmıyla uyansam, ertelesem ertelesem,sonra da dayanamayıp uyansam. Birşeyler atıştırıp, kumanyamı hazırlayıp,zirve çantamı alıp kafamda fener,elimde batonlar, düşsem yola. Korkarak, irkilerek ilerlesem patikadan,arada acaba doğru yolda mıyım diye kendi kendime paranoya yapsam, sonra babaları görsem, sevinsem,arada nefesim kesilse mola versem, günün doğmak üzere olduğunu hissedip bir sırta doğru ilerlesem gün doğuşunu izlemek için. Varsam ve izlesem,güneşle ısınsam, sonra yola devam etsem,yürüsem yürüsem yürüsem.... Varsam zirveye sevinsem, telefona sarılıp arasam sevdiklerimi. Zirveyle vedalaşıp düşsem yola, yine korka korka (inişlerden hep korkarım) çıkıştan neredeyse daha fazla sürede insem çadıra,atsam çantayı sırtımdan. açsam bir konserve,meyve suyu,otursam günbatımına karşı,dalsam uzaklara çoooooook mutlu....
Aslında bu hayalde hiç yalnız değilim. Azcık bencillik yapıp yalnızmışım gibi yazdım. Ama onlar kendilerini bilirler.Hep yanıbaşımda içimde canımdalar... Mazur görün bugün beni. Böyle düştü sözler yazıya.
Özlemim çok büyüdü, sardı beni...
7 Nisan 2010 Çarşamba
Kadın Dediğin
(Resim Deviantart'tan)
Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küfretmeyecek, Kadın dediğin ayıp nedir bilecek. Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak... Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak. şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak her şeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri, Yahut pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin. Kadın dediğin güzel olacak... Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da... Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek, başka sevgili edinmeyecek. Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak... Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak. En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa... Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle. Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de... Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. Parayla pulla, kariyerle, kimin ne dediğiyle, sınırlamayacak. Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana... Öyle bir kadın işte...
Nerede öyle kadın yoktur deme... Sen de adam olacaksın, seçmesini bileceksin!
CAN YÜCEL
Dengesiz Havalar, Aynı Benim Gibi
(Resim: Leonid Afremov)
Bahar geldi gelmesine de, eziyeti hep bana bu havaların. Uyku hali, sersemlik, hapşırık, nefes darlığı, burun tıkanıklığı... Bazen isyan etmek istiyorum bahara. Tam keyfim yerinde enerjiğim derken, birden üzerime karabulutlar çöküyor. Ne hareket etmek, ne dolaşmak, ne de gülmek istiyorum. Dışarda parıldayan güneş etrafa neşe saçarken ve ben de bundan birazcık faydalanacakken bahar yorgunluğu denen lanet şey yapışıveriyor yakama. Bu sabah hava bulutluydu, ben de herzamanki gibi sislidir diyerek çıktım evden, ince bişeyler giyinerek. Ürperdim dışarı çıkınca. İnşaata doğru yol aldım ve tam işlere başladık YAĞMUR :) Sonra hızla ofise geldim. İçim karardı havanın renginden. Karanlık oldu her yer. Arkasından bir fırtına, daha şiddetli bir yağmur... Sonra güneş açtı yeniden. Gel de renkten renge, halden hale girme işte. Üşüdüm, daraldım, bunaldım, rahatladım. E bi karara varamadım. Hava da öyle. Ne yapsam ne yapsam... diye başlıyor şarkı. Ben de onu söylüyorum. Birazdan da ağlarsam şaşırmayın. Dedim ya; dengesiz havalar, aynı benim gibi.
5 Nisan 2010 Pazartesi
YÜRÜYORUM YİNE İLERİSİNİ GÖREMEDİĞİM HAYATA
Günler o kadar hızlı geçip gidiyor ki, ne tarihi ne günü bilir oldum. Koşuyoruz sanki geleceğe. Ama ne var orada onu da bilemiyorum. Çok yoruluyorum farkında olmadan. Ne yapacağımı bilmemek,gün içinde çırpınıp durmak... Herşey yoruyor galiba beni. Uyku istiyor bedenim. Huzurlu sakin derin bir uyku... Son zamanlarda çok bahsetmeye başladım uykudan. İnanın çok istiyorum uyumayı. Zaman çok hızlı akıyor ve dinlenmeye fırsat olmuyor. Üstüne bir de baharın getirdiği alerji ve alerjiden kaynaklanan tıkanıklıklar, uyku o kadar verimsiz oluyor ki bu durumda. Uyumak istiyorum işte...
Hastalıklar kırgınlıklar dargınlıklar üzüntülerle dolu bir zamanda küçük mutluluklar ne önemli oluyor aslında. Yüze yayılan küçük bir gülümseme, günün bütün stresini kaybediyor bazen. Bazense güzel bir yemek o gülümsemeye sebep. Nereden nereye yazdım yine. İşte hayat gibi oldu bu yazı da... Yazdıkça ilerliyorum, ama ilerisini göremiyorum. Plansız öylesine yazıyorum.
Ve YÜRÜYORUM İLERİSİNİ GÖRMEDİĞİM HAYATA şimdi de yazılarla
Hastalıklar kırgınlıklar dargınlıklar üzüntülerle dolu bir zamanda küçük mutluluklar ne önemli oluyor aslında. Yüze yayılan küçük bir gülümseme, günün bütün stresini kaybediyor bazen. Bazense güzel bir yemek o gülümsemeye sebep. Nereden nereye yazdım yine. İşte hayat gibi oldu bu yazı da... Yazdıkça ilerliyorum, ama ilerisini göremiyorum. Plansız öylesine yazıyorum.
Ve YÜRÜYORUM İLERİSİNİ GÖRMEDİĞİM HAYATA şimdi de yazılarla
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




