30 Ekim 2010 Cumartesi

KAYIP

Yazamıyordum ne zamandır. Yazmama sebep bu olmasaydı keşke. Kaybolana üzüntüden dökülmeseydi sözler parmaklara. Keşke ben yine yazamasaydım ve sen yaşasaydın. Kayıp zamanlar, yitik anılar, keşkeler... Hepsi doldu, taşmak üzere. Taştı belkide gözyaşlarıyla da ben hala taşmak üzere sanıyorum. Daha fazla bişeyler yapabilsem de, zamanı alabilsem durdursam 28 ekim gündüzünde diyorum. Hiç birşey yapamıyorum. Her sıkıştığımda üzüldüğümde sevindiğimde yaptığım gibi sadece yazıyorum. Bu kez kaybedilene üzüntüden... Gidecek çok yolu, tırmanacak çok zirvesi olan sen bir anda kaybolurken, bizler bakakaldık... Anlamsız, sebepsiz derinlere daldık. Çıkar mıyız bilemem. Umarım oralarda bir yerlerde yarım kalanlarını tamamlayacak fırsatın olur... Yaşadığın yer istediğin kadar güzel olur... Rüzgarlar dağlarda senin için eser... Umarım orada huzrlu ve mutlu olursun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder