23 Mart 2012 Cuma

DİPNOTLARLA UZAKDOĞU

Uzun gezi yazıma başlamadan dipnotlarla Uzakdoğu için kısa bilgiler vereceğim. Bugün sadece genel olarak hazırladığım bilgileri paylaşacağım. Daha sonra sırasıyla, Singapur, Malezya ve Tayland hakkında ayrı ayrı yazdığım dipnotları ,son olarak da okumayı severseniz oldukça uzun olan Uzakdoğu Günlüğümü tamamen tüm ayrıntıları ile sizlerle paylaşacağım. Şimdi genel bilgiler...

Bu notları sizlere, turlarla bir yere gitmek zorunda olmadığınızı, çok az bir İngilizce ile, 1 haftalık tura ödeyeceğiniz parayla 3 hafta çok eğlenceli ve sınırsız bir tatil yapabileceğinizi anlatmak için hazırlıyorum. Bir de gittiğiniz de rahat olasınız diye :)



Biz nisan-mayıs ayında Uzakdoğu seyahatine çıktığımız için, üzerimizde tişört kot ve rüzgar geçirmez ince ceketlerimiz vardı. Ceketler Uzakdoğu’da hayat kurtarıyor. Yanımızdan hiç ayırmadık. Otobüste, alışveriş merkezlerinde, taksilerde, dondurucu soğukla yüz yüze kalabilirsiniz. Yaşamadan ne kadar soğuk olacağını tahmin bile edemezsiniz, demedi demeyin :S

Çantanıza çok fazla eşya almayın. Her yerde her şeyi bulabiliyorsunuz. Sadece 3-5 parça giyecek, kişisel malzemeleriniz ve ilaçlarınızı alın. Tabii ki fotoğraf makinenizi de. Kirlenen tişörtleri atın çöpe, yenisini alın :) Veya elinizde yıkayın kurusun, olmadı kaldığınız hostelde, otelde yıkamaya verin.
Dünya artık çok küçük gerçekten. Buradaki marketlerde bulduğunuz şeylere orada da ulaşabilirsiniz. Biz 60 ar litrelik sırt çantalarımızı doldurmuştuk ve seyahatte en çok pişman olduğumuz şey bu oldu. ( Tabi tırmanış malzemelerimizin de oldukça yer kapladığını belirteyim)

Sadece uçak biletlerimiz vardı. Bizi sınırlayan tek şey tatilin başlangıç ve bitiş tarihiydi. Bir de Singapur da başlayıp Bangkok da son bulması gerekiyordu. Kesinlikle tavsiye edilir. Ama bir sorun var. Yüksek sezonda gitmiyorsanız benim yazdıklarıma uyabilirsiniz. Yüksek sezonda gidecekseniz, (yani bizim kış aylarında) rezervasyonlarınızı yapmanız gerekir bence. Yer sorunu olduğunu duymuştum. Ya da bizim gibi nisan mayıs ayında gidin. Kafanızı dinleyin.

Dil sorunu yok denecek kadar az. Herkes İngilizce biliyor ve emin olun sizden iyi değiller. Benim gibi çat pat konuşan biri, Çağlar gibi iyi İngilizce bilen birine göre daha iyi anlıyor oradakileri. Yani 3-5 temel cümleyle çok rahat yaşarsınız.

Tabii ki önceden araştırmalar yapıp notlar aldım. Çok da işimize yaradılar. Şehir merkezlerinde cadde adları, konaklayacak birkaç otel adresi, ne yenir ne içilir, neler yapılır… Hepsini minik bir deftere yazdım. En büyük yardımcımız GPS imiz oldu. Neredeyiz, gitmek istediğimiz yer ne kadar uzakta, taksiye ihtiyaç var mı, her şeye buradan ulaşabildik. Elinizde bir şehir haritası, bir GPS olursa, kimse sizi tutamaz. Yalnız tek bir sorun var. Onların söyledikleri isimlerle İngilizce isimler birbirini tutmayabiliyor, o yüzden de internetten faydalanabilirseniz sorun yaşamazsınız.

Güvenlik sorunu hiç yaşamadık. Bizim ülkemizden çok daha güvenli. Sadece maymunlara dikkat ;)

Sonraki yazı : Dipnotlarla Singapur

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder